Yelkenli hayat, Teobel

fandango_33_drawing

Yelkenli teknemiz Teobel’in maceralarını paylaştığım blogu da buraya taşımaya karar verdim. Eski yazılarımızla başlayalım yelkenli maceralarına…

I decided to move my other blog here too. It’s about the adventures with our sailboat Teobel.  Let’s start with old posts…

30.05.2014

Doğum günü bugün olsun / We call today as her birthday

Yıllardır hayalini kurduğum, son 2 yıldır bu hayali sevdiğim insanla paylaştığım yelkenli hayalimiz gerçek olma yolunda.
İsmi Leander… Ama Leander’in acıklı öyküsü pek hoşuma gitmediği için sanırım ismini değiştireceğiz. Zaten teknenin kendisinden önce ismi kararlaştırılmıştı, TeoBel, yani biz…
Bu blogda TeoBel ile yaşadığımız maceraları paylaşmaya çalışacağım dilim döndüğünce, sanırım bunun için geçmişe dönmek gerekiyor, başlangıca…

I was dreaming for years and then I shared my dream with my love… Now it seems my dream is coming true, SAILING. Her name is Leander but I didn’t like Leander’s sad story at all, so we’ll change her name. Actually her name was ready before her existence, TeoBel, us… I will try to write our adventures with TeoBel but I should go to very beginning to make things clear for you…

Başlangıç hangisi onu da bilemiyorum, Kıbrıs’tan Türkiye’ye göç eden denizci atalarımın genleri mi, İstanbul’da deniz kenarında geçen çocukluğum mu, Akçay’da yemek için bile denizden ayrılmak istemediğim yazlık günleri mi yoksa büyük şehirden bıkıp kaçıp gitmeyi düşündüğüm ama başaramadığım günlerde yelken öğrenmeye karar vermem mi? Sonuçta yelken kursuna gidemedim ama İstanbul’dan kaçmayı başardım. Herkesin kabini bıraktığı Ege’ye tayin oldum ve tekrar yaşamaya başladım. Sonrası aşk-meşk-evlilik falan 🙂

I don’t know where did it start exactly, if it is my genes come from my sailor roots who came from Cyprus to Turkey, or my childhood at Istanbul near the sea, or my summer days in Akcay I didn’t want to leave the beach even for lunch. Maybe it is beacuse my blue days which I want to escape from big city, but can not, and decided to learn sailing. Eventually I couldn’t go to sailing course but escaped from Istanbul 🙂 Moved to a small town near the Aegean Sea and started to breath againg. Then love & marriage & etc 🙂


Son 2 yıldır hemen her gün yerli ve yabancı web sitelerinden satılık yelkenlileri takip ediyordum, bir kaç fırsatı az farkla kaçırdık, biz bakıp teklif verene kadar tekneler yeni sahiplerini buldu. Artık bu yazı da teknesiz geçirmeye kendimi bayağı hazırlamışken yabancı bir sitede Türkiye’de bulunan bir yelkenli gördüm. Fiyat bütçeye uygun, görünüş biraz tuhaf ama yakından görmeden karar vermemek lazım dedik ve Teoman, Türkan Sultan (Annemiz) ve ben arabaya atlayıp Finike’ye doğru yola çıktık. Bu tekneyi ilanda gördüğüm gün başka bir tekne daha vardı sitede yine Finike’de olan, onun sahibine de e-posta göndermiştim ama 1-2 ay cevap gelmeyince satıldı diye düşündüm. Tam biz araba ile giderken bu teknenin sahibinden cevap geldi, hala ilgileniyor musunuz diye. Hmmm kader ağlarını mı örüyor ne 🙂 Arabada giderken teknenin adını ve yerini öğrendik meğer o da Setur Marinadaymış. Gerçekten de tesadüf diye bir şey yok sanırım hayatta…

Sonuç olarak ilk tekneyi beğenmedik ama Leander bizim oldu.
Gelelim teknemizin özelliklerine;O bir Jouet ( fransızca oyuncak demekmiş) Fandango, 9.8 m, 2 kabinli, kokpiti havuzlukta, 74 doğumlu bir kız 🙂 Biliyorum biraz yaşlı ama siz hiç tekne fiyatlarına baktınız mı? Hem bizim kızımız yaşına göre oldukça iyi durumda, 2006 yanmar motor, 2011’de değişen arma, yeni tuvalet (bunu sahibi özellikle belirtti :), radar, chartplotter, otopilot, el telsizi, e daha ne isteyelim…
Bunlar da tekne sahibinin gönderdiği ilk fotoğraflar

sailing-yacht-teobel

İlk gidişten sonra hemen karar veremedik tabi, bir de yelkenliler hakkında doğru düzgün bir bilgimiz yok ki, Teoman küçükken lazer kullanmış ama pek bir işe yaramıyor. Bir de ikimizin 2013 yazında çıktığı 1 haftalık eğitim turu var ki o tamamen başka bir hikaye ve burada anlatılacak merak etmeyin 🙂

Biz de hayallerimizi anlatmaktan ve kendisininkileri dinlemekten keyif aldığımız Ahmet Abimize rica ettik bizimle gelir mi bir kez daha bakmak için diye ve tekrar Finike yollarına düştük. Motoru test edelim dedik, hararet alarmı verdi, soğutma suyu vanasını tam açmamışız, büyük ihtimalle impeller gitti. Ama tekne iyice içimize sindi. 

Bu hafta sonu motor ustamızı da alıp tekrar gidiyoruz bakalım neler olacak…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s