Yelkenli hayat, eski yazılar-3

07.09.2014

Yelkenlin mi var derdin var 🙂

Bir aydan fazladır hiç bir şey yazmamışım ama nedenlerim var. Birinci ve en önemli neden teknenin mazot pompası bozulduğu için 1 ay yerinden kıpırdamamış olması. Havaların aşırı ısınması ve teknenin alargada durması tamirat işlerini çok zorlaştırdı. Sonunda bir gün Ahmet Abi “Hadi bu akşam gidip Koca Kaptan’a aborda oluyoruz, şu tamiratları yapalım artık” dedi. Bu arada teknede mazot pompası bozuk ama geçici çözüm olarak eski hidroforu pompa yerine taktık, tekne onunla tıngır mıngır Club Marina’ya kadar gelip Koca Kaptan’ın 30 metrelik motoryatına yanaştı. Bizim kız koca Azimutun yanında dingi gibi kaldı 🙂 Beni hemen yan tekneye transfer ettiler, eh ben de hayır demedim doğrusu. Koca Kaptan mantar soslu makarna yapmış, yanında karpuz, beyaz likitler açılmış! Bizimkiler teknede iş görürken ben de şekilde görüldüğü gibi yukarıdan destek verdim onlara.

teobel-tamir

 

Saat 12 olduğunda mazot pompası değişmiş, yeni hidrofor takılmış, su deposu dolmuş ve teknenin güvertesi nihayet tatlı su görmüş halde geceyi noktaladık. Teobel’i sabah almak üzere Koca Kaptan’a bırakıp arabayla eve döndük.

Ertesi gün sabah erkenden Ahmet Abi’yi aramışlar tekneyi çekin diye, hemen yanımızda Çiğdem bağlıydı da bizim tekneyi yakıştıramadılar oraya herhalde 🙂 Teobel tekrar demirdeki yerine döndü böylece.

Aynı hafta sonu artık motor problemi halloldu hadi tekneyi Atbükü’ne çekip bir toparlayalım dedik. Demiri aldık 10-15 dakika ya gittik ya gitmedik motor stop etti! Haydaaa noluyoruz derken Ramis ” Abi ben geçen sefer mazot vanasını kapatmıştım, açmayı unuttuk” demez mi! Meğer biz filtre ve borulardaki mazotla yol almışız 15 dakika, vana açıldı motor çalıştı, koya vardık kazasız belasız ama suyun önü kapılmış, temizlik yapamayacağız şöyle foşurdata foşurdata. Biz de önce bir denize dalıp sonra tekneye giriştik, tamir sonrası döküntülerini toplamak için. Arada denize girip serinliyoruz, gölgelik para etmiyor, hava çok sıcak. Neyse gün akşama yaklaşırken hadi dönüşe geçelim yolda Göcek adasının etrafından dolaşır olta sallandırırız dedik, demir aldık, 10-15 dakika gittik motor hararet alarmı vermeye başladı. Yine ne oldu bu merete derken Ramis motor kapağını açtı baktı, kapattı, tekrar açtı, gözleri büyüdü ve sakin olmaya çalışan bir sesle ” Abi en yakın karaya kır dümeni” dedi! “Ne oluyor Ramis, nesi var motorun?” “Kayış kopmuş…

teobel-gocek

 

Filtreler değişirken kayış gevşemişti, tekrar sıkılaştırırken değiştirsek ya şunu demiştim ama kız kısmının sözü pek geçmiyor teknede, daha idare eder dediler! 4-5 mil kadar idare etti allah için 🙂 Biz usul usul, motora yüklenmeden en yakın karaya yanaştık, demiri saldık, şansımıza rüzgar sıfır. Biraz üfürse yelkenle Göceğe varacağız ama tık yok. Biraz motorun soğumasını bekleyip tam da soğumadan Teoman ve Ramis kayışı değiştirdiler ama yeterince sıkılmadığı için tuhaf sesler geliyor motordan. Biz yine usul usul Göceğe doğru yola çıktık, koyun ışıkları bize bakıyor biz ona bakıyoruz ama bir türlü yaklaşmıyor, hızımız 2-2.5 knot. 15 dakikalık yolu 1 saatte alarak eski demir yermize vardık, demiri salıp bir oh çektik.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s